www.rob389.com ve Nostalji

Uzun bekleyiş bitmiş. Godot’yu bekleyenler bile sıkılıp gittiydi.

***

Seda(=Rob) sabah 10 civarlarında mail atmış, ben şimdi görüyorum, Robinson Crusoe 389’un sitesi en sonunda açılmış (biz sinsi betacılar zaten bir süredir girip bakabiliyorduk, hohoho). Bu websitesinin açılma hikayesi de sanırım başlı başına bir hikaye olabilir (şu oyun ve donanım forumlarında kâdim ve epic olarak adlandırılanlardan). Ben Robinson’a ilk girdiğim günü çok net hatırlamıyorum, ama zaman aralığından eminim, ortaokula, daha doğrusu hazırlığa, başlamışım Almanca notlarım kötü, bir sürü haytayla her gün Alman Lisesi’nde sözde Almanca kursuna gidiyoruz. Tramvaya para vermek istemediğimde (ki tramvaya hep koşarak, kan ter içerisinde yetişmem de o yaza dair hatırladığım az şeyden biri), ya da McDonalds’a gidecek olduğumda (akbilim bitince bana her defasında otobüs bileti veren arkadaşımın ismini de uzun süre önce unuttum), önünden geçerdim. Bir gün de içeri girmiş olmalıyım, on yılı geçmiş. O yaz bir şey aldım mı, hatırlamıyorum. Ama muhtmelen bir şey alacak param zaten yoktu. Fakat sonraları, FRP ve çizgi romanlara ilgim arttıkça daha sık uğramaya başladığımdan eminim, hatta Gerekli Şeyler’e isyan ettiğimi ve Rob’a daha sık uğrar olduğumu hatırlıyorum – Rob’da kitaplar üzerlerindeki fiyatlara satılırken; Gerekli Şeyler’de Amerikan Doları fiyatının yanındaki Kanada Doları Amerikan Doları’na çevrilip satılıyordu, 1/3 bir artış, ama dolar 500-600 bin. Orta 2’de Paul Auster’ın Mr. Vertigo, aldığım çizgi roman veya fantasik edebiyat olmayan ilk kitap herhalde (gerçi kitabın kendisi bir çok fantastik öğe batındırıyor). Taa o zamanlar bir web sitesi fikri çoktandır vardı. Kasanın yanında bir not defterine internet sitesi açılınca bilgilendirilmek için e-postamı yazdığımı hatırlıyorum.

Ben de büyüdükçe, Mr. Vertigo’ya pek de benzemeyen bir şekilde, sürekli bir şeyler yapmayı kafayı koyup da erteleyince, bir yandan Robinson’un websitesi de ilginç bir şekilde hep ertelenmeye başladı. Ben şunu şunu yapayım/okuyayım/izleyeyim/yazayım deyip de bir sürüsünü gerçekleştiremedim, Robinson için de işler pek iyi gitmedi: yıllar boyunca kitapların kapakları tarandı, siteyle uğraşan insanlar işten ayrıldı vs. Her seferinde “Çok yakında site açılıyor” açıklamaları da eksik olmadı. Fakat geçen ay Seda sitenin betasını yolladığında beni kişisel bir korku sardı, şimdi ise site açılmış. E, o zaman, rahatlıkla söyleyebilirim ki foyam ortaya çıktı. Daha da kötüsü bir anlamda bu benim için en sonunda artık büyümüş olduğum anlamına da geliyor mu, tam da üniversiteden mezun olmuşken? Sanırım evet. Maalesef bir kitap karakterine, onun üzerinden de bir devlete benzeşip bir Jameson’cı bir ulusal alegori içinde kendimi bulup avutamıyorum, fakat bir kitaptan ziyade kitapçıya benzemek mümkün değil mi? E ama yazarın öldüğüne inanmıştık?

4 Comments

  1. godot beklemez biz bekleriz.
    büyümen buraya daha sık yazacağın anlamına geliyorsa yetişkinlik açılımına arka çıktığımızı belirtmek isteriz.

  2. güzel olmuş site ama üyelik sözleşmesinin linki bozuk oldugundan uye olamadım, mr. vertigoyu anlatırsın bir dahaki gorusmemizde merak ettim

  3. Cok gozel site arkadas! turkiede “critical Theory” orumlar var mi?

Leave a Reply

© 2017 Belki

Theme by Anders NorenUp ↑